İtalyan ekonomisinde beklenmedik daralma

İtalya Ulusal İstatistik Enstitüsü (Istat), 2025 yılının Nisan-Haziran dönemini kapsayan ikinci çeyrekte GSYH’nin bir önceki çeyreğe göre yüzde 0,1 küçüldüğünü açıkladı. Bu oran, ön tahminlerle tam uyum sağladı ve ilk çeyrekteki yüzde 0,3’lük büyümeyi tersine çevirdi. Daralma, 2023 yılının ikinci çeyreğinden beri kaydedilen ilk negatif büyüme olarak dikkat çekti. İtalya ekonomisi, Avrupa Birliği’nin en büyük üçüncü ekonomisi konumunda yer alıyor ve G7 üyesi olarak küresel ticarette önemli rol oynuyor. Ancak son dönemde ABD’nin uyguladığı gümrük vergisi politikaları, emtia fiyatlarındaki oynaklık ve jeopolitik belirsizlikler, ekonomik dengeleri bozdu. OECD’nin son raporuna göre, bu daralma G7 ülkeleri arasında Almanya ile birlikte en belirgin negatif performansı temsil ediyor ve OECD genelinde büyümenin yavaşlamasına katkıda bulundu

TİCARET DENGESİ OLUMSUZ ETKİLENİYOR

Daralmanın başlıca nedeni, net dış talebin negatif katkısı olarak öne çıkıyor. İhracat, yüzde 1,7 oranında geriledi. İtalya, ihracatının önemli kısmını ABD pazarına bağımlı hale getirmiş bir ekonomi; bu ülke, Avrupa’da ABD’ye en fazla bağımlı ikinci ekonomi olarak biliniyor. ABD’nin gümrük vergisi tehditleri, özellikle makine, otomotiv ve kimya sektörlerini vurdu.

İthalat ise yüzde 2,5 artarak ticaret açığını derinleştirdi. Emtia fiyatlarındaki dalgalanmalar, enerji ve hammadde maliyetlerini yükselttiği için sanayi üretimini baskıladı. İstat verilerine göre, net ihracatın negatif etkisi, GSYH büyümesini doğrudan aşağı çekti.

Uzmanlar, bu durumun İtalya’nın Avrupa Birliği içindeki ticaret hacmini de etkileyebileceğini vurguluyor; zira AB ülkeleri, İtalya’nın ihracatının yüzde 59’unu oluşturuyor.

İÇ TALEP KARIŞIK SİNYALLER VERİYOR

İç talep bileşenleri ise dengesiz bir tablo sergiledi. Hanehalkı tüketimi yerinde saydı; enflasyon baskısı ve artan yaşam maliyetleri, tüketicilerin harcamalarını sınırladı. Hükümet harcamaları yüzde 0,2 oranında arttı, ancak bu artış altyapı projeleriyle sınırlı kaldı. Brüt sabit sermaye yatırımları ise yüzde 1 yükseldi; bu, Ulusal İyileşme ve Dayanıklılık Planı (RRF) kapsamında sağlanan fonların etkisiyle gerçekleşti. RRF, Avrupa Birliği’nin pandemi sonrası toparlanma paketi olarak İtalya’ya milyarlarca euro kaynak sağlıyor ve yatırımları teşvik ediyor. Yıllık bazda ise GSYH, 2025 ikinci çeyreğinde yüzde 0,4 büyüdü. Bu oran, 2024 sonundaki yüzde 0,7’lik artışı yansıtsa da, genel trendde yavaşlama sinyali veriyor.

Avrupa Komisyonu’nun tahminlerine göre, İtalya’nın 2025 genel büyüme oranı yüzde 0,7 civarında kalacak, ancak ticaret engelleri artarsa riskler yükseliyor.

GELECEK BEKLENTİLERİ VE RİSKLER

Ekonomistler, İtalya’nın daralmasının küresel bağlamda değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor. OECD’ye göre, ABD’nin ikinci çeyrekte yüzde 0,7 büyümesiyle OECD genel büyümesi yüzde 0,4’e yükseldi, ancak Almanya ve İtalya gibi ülkelerdeki negatif performans dengesizliği artırdı. İtalya Merkez Bankası, 2025-2027 döneminde ortalama yüzde 1 büyüme öngörüyor, fakat ABD gümrük vergilerinin tam etkisi 2026’da hissedilebilir.

Enflasyonun yüzde 2’nin altında kalması beklenirken, istihdam artışı yavaşlayabilir. Hükümet, bütçe açığını yüzde 3,3’e indirmeyi hedefliyor ve vergi indirimlerini kalıcı hale getirmeyi planlıyor. Ancak ticaret savaşlarının derinleşmesi, İtalya’nın ihracat odaklı ekonomisini daha fazla zorlayabilir. Uzmanlar, AB-ABD ticaret anlaşmalarının hızlandırılmasını öneriyor. Bu gelişme, İtalya’nın ekonomik toparlanmasını belirleyecek kritik faktörlerden biri olarak görülüyor.

Author: can tok