Sağlıklı Bir Yaşam İçin Alınması Gereken Önlemler

Detaylı bilgi için olabahis adresini ziyaret edebilirsiniz.

Sağlığınızı Korumanın Yolları: Ne Yapmalıyız? Yayınlanma tarihi 19 Haziran 2026 yazar Yusuf Arslan Günümüzde çoğu zaman göz ardı edilen bir alan olan koruyucu tıp, hekimliğin temelini oluşturur ve başarının en önemli göstergesidir. Doktorların, hastaları tedavi etmek için harcadıkları eforun çok daha fazlasını, hastalıkları önlemek amacıyla kullanmaları gereklidir. Fakat ne yazık ki, tıptaki teknolojik ve farmakolojik yeniliklere rağmen hem akut hem de kronik hastalıkların oranının giderek arttığını gözlemliyoruz. Sağlık Bakanlığı’nın verilerine göre Türkiye’de 15 milyon hipertansiyon, yaklaşık 10 milyon diyabet ve 10 milyon depresyon hastası bulunmaktadır. Çevrenizdeki insanlardan biri bile hastalıklardan şikayet etmiyorsa bu oldukça nadirdir. Kadınların ortalama menopoza girme yaşı her yıl daha da düşmektedir. Osteoporoz ilaçları ise menopoz dönemindeki kadınlar için sıradan bir hale gelmiştir. Türkiye’de her yıl 50.000’in üzerinde insan kanser nedeniyle hayatını kaybetmektedir. Antidepresan kullanımı ise artık ilkokul çağındaki çocuklara kadar inmiştir… Peki bunun nedeni nedir? İnsan doğasına aykırı yaşam alanlarında bulunmamız, insan biyolojisi üzerindeki olumsuz etkileri kanıtlanmış olmasına rağmen klorlu sular içmemiz, toprakla temas etmeden serada üretilmiş sebzeleri tüketmemiz ve yiyeceklerimizle birlikte birçok kimyasal madde alıyor olmamız buna katkı sağlıyor. En küçük rahatsızlıkta kimyasal ilaçlara başvuruyoruz… Lüks araçlarımız sayesinde yürümeyi unuttuk; hızlı asansörler varken merdiven çıkmanın gereksiz olduğunu düşünüyoruz… Çıplak ayakla toprağa basmanın sonuncu ne zaman olduğunu düşündüğümüzde çocukluğumuza dönüyoruz… Stres ise hayatımızın ayrılmaz bir parçası haline geldi… Sürekli bir koşuşturma içerisindeyiz; yarışta hep önde olmak için kendimizi zorluyoruz. İkinciliği kabullenemiyoruz ve karnemizin sürekli başarılı notlarla dolu olmasını sağlamak adına oyun oynamayı bile unuttuk…

Artık şu gerçeği kabul etmeliyiz ki: “İnsan, psikososyal bir biyolojik varlıktır.” Sadece biyolojik yönünü ele almak, bizi “insan” kavramından uzaklaştırır. Bu bağlamda yapılan tedaviler de yalnızca bir makineyi onarmaktan ibaret olur; mekanik ve ruhsuz işlemler haline gelir. Tıbbın anlamı burada genişliyor: Doğal yaklaşımlar dahi olsa sadece “şu bitki ile bu hastalığı geçirin” önerilerini benimsemek doğru değil. Örneğin, 30 metre mesafeden yüksek gerilim hattının altında yaşayan bir çocuğun epilepsi hastalığının hangi yöntemle tedavi edileceği belli değil mi? Bu evden uzaklaştırılmadıkça tedavi mümkün değildir.

Peki ne yapmalıyız? Her şey ilk adımla başlar… Hepimiz kötü bir sona doğru giden bu yolculuktan nasıl çıkabileceğimiz hakkında düşünmeliyiz. Herkesin kendi çapında yapabileceği çok şey var; örneğin ilkokula giden çocuğunuza cep telefonu almamak gibi… Pazarda alışveriş yaparken süslü ambalajlı ürünleri tercih etmek yerine köylü kadınların sattığı sıradan ama sağlıklı sebzeleri seçmek gibi… Arabanızı evinizden biraz uzakta park ederek yürümek ya da işten dönerken iki durak önce inip yürüyüş yapmak gibi… Başınız ağrıdığında ağrı kesici almak yerine nane yağı ile masaj yaptırmak gibi… Grip olduğunuzda antibiyotik kullanmak yerine evde bulunan bitkisel çaylardan faydalanmak gibi… Uyku ilacı almak yerine şerbetçiotu çayı içip yastığınızın altına mıknatıs koyarak uyumak gibi…

Unutmayın, her şey ilk adımla başlar… İlk adımı atma isteği olanlar için bu her zaman geçerlidir…

Güncel erişim için olabahis giriş sayfasını inceleyebilirsiniz.

Related Posts

© 2026 - Theme by WPEnjoy · Powered by WordPress